Dünya’nın hem ekolojik hem de politik olarak iyiye gitmediği bir dönemdeyiz. Birbirini tetikleyen doğal afetler, salgın hastalıklar ve toplumsal krizler felaketlerin boyutlarını büyütüyor. İklim değişikliğiyle gelen sel, yangın, hortum gibi olağanüstü hava olayları daha öldürücü ve yıkıcı hale gelirken; biyoçeşitliliğin azalması ve doğal kaynakların tükenişi su krizini, enerji savaşlarını ve uluslararası gerginlikleri derinleştiriyor.
Savaşlar insanları yerinden etmeye devam ederken, küresel eşitsizlik ve yoksulluk barınma krizini büyütüyor ve sömürü düzenini pekiştiriyor. Aşırı sağcı rejimlerin yükselişiyle demokratik değerler geriliyor, otoritenin güçlenmesi ifade özgürlüğünü ve temel hakları kısıtlıyor. Tüm bunlar, bilimsel gerçekliğin inkârı, dezenformasyon ve bilgi kirliliği ile daha da karmaşık bir hale geliyor.
Hayat gittikçe zorlaşıyor — ya da biz onu zorlaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Her iki durumda da bireysel olarak bizi hayatta tutacak araçlara ihtiyaç duyuyoruz. Yeni Başlayanlar için Acil Durum Kiti sergisi, bu kaotik ortamda bireysel kaçış yollarına odaklanıyor. Sanatçıların yaratıcı bakış açılarıyla şekillenen acil yardım çantaları; bir çıkış yolu, bir hayatta kalma planı olarak yeniden hayal ediliyor.

Bu öneriler yalnızca fiziksel hayatta kalma koşullarına değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dayanıklılığa da işaret ediyor. Çünkü geleceğin distopik senaryoları artık birer kurgu değil; yaşadığımız gerçekliğin kendisi.
İçgüdülerimiz, hızlı düşünme ve yagörsel ratıcı çözüm üretme kapasitemizle birlikte çalışır. Ekonomik krizler yeni sosyal modellerin önünü açabilir. Bu sergi, bir kıyamet senaryosuna ihtiyaç duymadan, bugünün talihsizlikleri içinde ayakta kalmak için gerekli bilgi, donanım ve ekipmanı araştırıyor.

DIY (Kendin Yap) kültürü, bireysel ve pratik çözümler üretme açısından zengin bir alan sunuyor. Bu bağlamgörsda, fonksiyonel üretim fikriyle “kurtarıcı yaşam kitleri” tasarlamayı hayal ediyoruz. Bu kitler; gerilla yaklaşımından kamuflaj tekniklerine, kişisel egemenlik yöntemlerinden kadim bilgilere ya da yeniden canlandırılmış kolektif hafızaya kadar uzanabilir.
Bu bağlamda, kolektif direnişlerin geliştirdiği yaratıcı yöntemler de ilham verici olabilir. 2013’te Gezi Direnişi sırasında Taksim’de yüzlerce insan polis şiddetine karşı pratik çözümler geliştirerek yaratıcı bir hayatta kalma stratejisi sergilemişti. Deniz gözlükleri, süt şişeleri, maskeler, ıslak mendiller gibi gündelik nesnelerle oluşturulan bu kitler, barışçıl ama etkili bir direniş biçimi sunmuştu. Benzer şekilde, 2014 Hong Kong’daki Şemsiye Devrimi’nde protestocular, hem fiziksel hem dijital güvenliklerini sağlamak için maskeler, siyah tişörtler ve şemsiyeler gibi gündelik araçlara başvurdular.

2023 yılında Türkiye’nin doğusunda gerçekleşen büyük deprem ise, kitlerin sadece fiziksel değil, zihinsel bir güvenlik alanı da yaratması gerektiğini hatırlattı. Toplum genelinde, afetlere karşı hazırlıklı olma bilinci gelişti. Aynı dönemde, şehirli bireyler de ruhsal direniş biçimlerine yöneldi: meditasyon, yoga, nefes çalışmaları, tuzlu su terapileri gibi pratikler birer “soyut kaçış kiti”ne dönüştü.
Sergi, tüm bu sorular etrafında sanatçılardan kendi hayatta kalma kitlerini oluşturmalarını ister. Birlikte düşünmenin ve yaratıcı üretimin kurtarıcı gücünü göstermeyi amaçlar.
Melis Golar
Ağustos, 2025


Sanatçılar: Zeynep Beler, Mustafa Boğa, Başak Çalışır, Merve Morkoç, Alp Sime, Eda Sütunç, Ece Yalçın, Süperendişe
Sanatçıların ve Martch Art Project’in izniyle, Yeni Başlayanlar için Kullanım Kılavuzu, İstanbul, 2025
Fotoğraflar: Zeynep Fırat
Daha fazla bilgi için: https://www.martch.art/exhibitions/38-survival-kit-for-dummies-curated-by-t.-melis-zeynep-beler-i-mustafa-boga-i-basak-calsr/overview/
Basında çıkanlar: https://www.unlimitedrag.com/post/kaos-ve-direnc